Grup terapisi, belirli sayıda kişinin ortak bir tema çerçevesinde sorunlarını, sıkıntılarını, yaşadıklarını paylaştıkları bir terapi sürecidir. Grup terapi, ilk olarak bireysel terapinin yüksek ücretlerine bir çözüm bulabilmek ve daha çok insanın terapiden yararlanabilmesini sağlamak amacı ile yapılmaya başlanmıştır. Bir süre sonra grup terapinin, bireysel terapiden daha farklı faydalarının olduğu ve daha farklı alanlarda iyileşme sağladığı anlaşılınca, daha sık uygulanmaya başlanmış ve en nihayetinde dünya çapında bilinen ve uygulanan bir yöntem haline gelmiştir.
Grup terapisi genellikle 3-20 kişilik gruplar halinde uygulanmaktadır. Terapiye katılan bireyler ortak bir konuda sıkıntı yaşayan, benzer yaşanmışlıklara sahip kişilerdir. Bu ortak konular genellikle alkol ve madde bağımlılığı, depresyon, kaygı bozukluğu, cinsel istismar, fobi gibi bireylerin hayatlarını kısıtlayan ve yaşam kalitelerini düşüren konulardır.
Grup terapisinde amaç, bireylerin sorunlarını derinlemesine anlaması, kendileri gibi sıkıntılar yaşayan kişilerle ortak bir paylaşımda bulunması, yalnız olmadığını fark etmesi, sorunlarının üzerine giderek değiştirmesidir. Grup terapinin en önemli öğesi paylaşımdır. Terapiye katılan kişiler, yaşadıkları veya sorunları ile ilgili paylaşım yaparak terapiye gelme nedenleri ile ilgili farkındalıklarını arttırırlar ve paylaşım ile ilgili geri bildirim alırlar. Grup terapisindeki kişiler paylaşım ile, sorun yaşadıkları duygu, düşünce ve davranışlarına karşı ortak bir çözüm geliştirebilirler.
Bireyler grup terapisinde yalnızca kendi sorunları ile ilgili değil grup içerisindeki diğer kişilerinde sorunlarını dinleyerek yalnız olmadıklarını fark eder, bu kişilerle empati kurar ve bu kişilerin sorunlarına çözüm bulabilmek için çaba sarf ederler. Bur çaba hem kendileri hem de grup içerisindeki diğer kişiler için faydalıdır.
Grup terapisi, bu alanda eğitim almış bir terapistin gözetiminde gerçekleşir. Terapist grup terapisine katılan kişileri, terapi esnasında yönlendirerek, paylaşım yapmaları konusunda cesaretlendirir ve nasıl başlayacakları ile ilgili yol gösterir. Terapist, grup terapisinde sorunların çözümü ile ilgili, grup içindeki kişileri yönlendirerek birlikte bir çözüm yolu bulmaları konusunda onları destekler ve nasıl bir yol izleyecekleri konusunda yardımcı olur.
Grup Terapisinin Sınıflandırılması
Grup terapisi, amaca göre, türlere göre, danışan seçimine göre ve süreye göre olmak üzere 4 şekilde sınıflandırılabilir. Grup terapileri amaca göre kişilik gelişiminin tamamlanması yönünde çalışmalar, ikili ilişkilerin düzeltilmesi üzerine yapılan çalışmalar ve belirtilerin iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar olmak üzere 3 farklı şekilde yapılmaktadır.
Grup terapisinin türlere göre ayrılması ise şöyledir; destekleyici grup terapisi, grup psikoanalizi, transaksiyonel grup terapisi, analitik grup terapi, davranışsal- bilişsel terapi, kendine yardım terapisi Grup terapisinin bir diğer sınıflandırılma şekli ise danışan seçimine göredir.
Burada ortak bir konu belirlenerek, aynı anıya sahip hastalar bir grubun içerisine alınır ve terapi bu şekilde ilerler. Bu sınıflandırmada seçilen ortak konu veya rahatsızlıklar şöyledir; alkol ve madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, depresyon, şizofreni, yas problemleri gibi Grup terapisinin bir diğer sınıflandırılma şekli ise süreye göredir. Grup terapileri sürelerine göre değişiklik gösterirler. Grup terapisi açık uçlu süresiz bir şekilde yapılabilir.
Bu şekilde yapılan grup terapisi psikolojik rahatsızlıkları olan ve ciddi sıkıntılar yaşayan kişiler için uygulanmaktadır. Ucu açık grup terapisi daha etkili olabilmesi açısından hafta 2-3 kere de yapılabilmektedir. Genellik depresyon, anksiyete bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıklar yoğun bir terapi süreci gerektirdiği için süresiz ve sıklıkla uygulanır. Grup terapisi, birkaç yıl süreli de olabilir. Bu grup terapileri genellikle kişisel gelişim ve kendini tanıma üzerine olmaktadır. Grup terapileri yalnızca haftada bir şeklinde de olabilir. Bu grup terapisinde belirli bir konu üzerine sohbet edilir ve danışanlar paylaşım yaparlar.
